Pişmanlık: “Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?”

31 Mart Vakası (13 Nisan 1909)
Tarihçi Yavuz Bahadıroğlu’nun deyimiyle Osmanlı Devleti’nin yıkılışının sembolü sayılan Sultan Abdülhamid Han`ın tahtan indirilişi, tarihe 31 Mart Vakası olarak geçen haince bir tuzak neticesinde gerçekleşmiştir.

Modern tarih araştırmacılığının gelişmesi, çeşitlenmesi ve tarihe olan ilginin bir nebze artmasıyla bu olayın ayrıntılarına daha da vakıf oluyoruz. Bu vahim hadisenin başından sonuna İngiliz ve Yahudi fikriyatı, destek ve propagandası ile vuku bulduğunu ve İttihat Terakki Partisi eliyle işleme sokulduğunu bugün ayrıntılarıyla bilmekteyiz. Şöyle ki, bu ihaneti olaya karışmış ünlü kimselerin ağzından dinleyebilmek itiraf noktasında, birinci dereceden tanık ve failler ile olayın çirkin boyutlarına şahit oluyoruz.

İlk zamanlarda İttihat ve Terakki’ye katılıp ona var gücüyle yardım eden ve sonra da gerçeği anlayıp zıt istikamete dönen RIZA TEVFİK, Abdülhamid Han’ın arkasından bir şiir yazarak çektiği vicdan azabını dile getirmiştir. Ayrıca 31 Mart Vakası’nda baş rol oynayan İttihatçılardan biri olarak yazdığı “Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?” başlığıyla kaleme aldığı uzunca şiirinin sadece iki kıtasına yer veriyoruz. Bu şiir o devirde Sultan II. Abdulhamid Han’a atılan birçok iftiraya da cevap vermektedir.

“Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankörün bak günâhına.

Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî padişâhına.”

HAP BİLGİ…
Fransa Kralı III. Napolyon’un, Paris’te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa (d. 3 Temmuz 1823, ö. 2 Nisan 1891, İstanbul) ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde “Sen kendini Yavuz Sultan Selim’in elçisi mi zannediyorsun?” demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa’nın da büyük bir hazır cevaplıkla: “Öyle olsaydım, siz Fransa’da imparator olarak bulunamazdınız.” cevabını verdiğini biliyor muydunuz ?

LATİFE-İ ŞAHANE…
Fatih Sultan Mehmed Han bir gün saraydan çıkıp atına bineceği sırada bir kalender, elindeki keşkülü uzatıp para istedi. Padişah, bir altın verdi. Derviş:
-“Padişahım ben senin kardeşin olayım da bir altın veresin. İnsafa uyar mı ? dedi.
Fatih Sultan Mehmed Han: -“Nereden benim kardeşim oluyorsunuz?” diye sordu. Kalender:
-“Adem evladı değil miyiz ?” diyince Padişah: -“Hele şu altını al git. Eğer öteki kardeşlerimiz duyacak olurlarsa hissene bu kadar da düşmez.” Cevabını verdi.

İLK TOHUM DERGİSİ NİSAN AYI:
Zamanda Yolculuk / Hap Bilgi / Latife-i Şahane
Hazırlayan: Yakup KARAHAN, Yayın Kurulu Üyesi

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: